Bir Yazılımcının Anatomisi
Hoşgeldin Bebek
1985 yılı eylül sonu ana babasının çabası ve çağrısıyla dünyamıza gelen Kaya bir haftalık dinlencesinin ardından annesinin ortağı olduğu ve genel müdürlüğünü yaptığı Lambortrans Denizcilik ve Ticaret AŞ’nin Karaköy’deki toplantı salonunda (ki özenle süslenerek bebek odasına dönüştürülmüştür) mesaisine başlar. Çevreyi ve koşulları özümsemesinin ardından ilk uzaktan kumanda deneylerini olgunlaştırarak Karaköy ve Eminönü iskelelerine gelen vapurların düdüklerini denetimi altına almayı başarır. Artık siestalarını vapur düdükleri bozmayacak istediği zaman da keyfince düdüklerini öttürebilecektir.
Teleks Tepelerinde
Emekleme dönemini izleyen günlerde telefon, faks, teleks gibi iletişim cihazları ve bilumum ofis malzemeleri üzerinde incelemelerini tamamlayan Kaya’yı artık onların tepesinden indirmek mümkün değildir üstelik giderek sözkonusu materyelin başkalarınca kullanılmasına da engeller getirmeye başlayınca Şirket içi çatışmalar doruğa çıkar. Evet gerçek patron kimdir. Öğrenmenin zamanı gelmiştir.
Demokrasi Kurbanı
Teknoloji ile uğraşmaktan insan ilişkileri konusuna yeterince vakit ayıramamış olan Kaya seçim çalışmalarındaki ve kulis faaliyetlerindeki eksikliği yüzünden Şirket içi mücadelesini annesinin başını çektiği muhalif grubun sistemli ve de bol vaadli propogandaları sonucu oy çokluğuyla kaybedip 19 aylık hükümranlığını noktalayarak şirketi terkeder.
19′un Gizemi
Bakıcısıyla beraber Beşiktaş’daki (Beşiktaş aşkı beşikte başlamıştır ama kesinlikle fanatik bir Beşiktaşlı olmamıştır) evlerine transfer olan Kaya yeni yaşamına çabucak adapte olup bakıcısına kök söktürmeye başlamıştır. Beşiktaş’taki evlerinde 4-5 bakıcıyı yolcu eden Kaya; Soyak Göztepe Sitesinde de bakıcılarını teknik alanda eğitmeye devam etmiş babasının aldığı Fizik – Elektronik Deney setini kullanarak herkesi şaşırtmaya ve zorlamaya başlamıştır. Kısacası Kaya’nın eğitiminde annesi dahil 19 kadının çabaları o 19 kadının yaşamında da Kaya’nın öğretileri ve derin izleri oluşmuştur.
Baka Denizcilik Günleri
Kaya’nın bakım gelişim ve eğitiminde zorlanan anne babası Kaya’nın yakınında olabilmek için 1991 yılında oturdukları sitede evlerinin tam karşısındaki daireyi ofis haline getirip bir aile şirketi olarak Baka Denizcilik ve Ticaret Limited Şirketini (Kızlarının ve oğullarının isimlerinin ilk hecelerini birleştirerek Baka adıyla ileride onların sahiplenip büyüteceklerini umdukları) kurup mesailerine burada devam ederler. Kaya burada da teknolojik cihazların içindedir. Artık kah bakıcını ayartıp onunla birlikte kah bakıcısını uyutup onsuz günün büyük kısmını Şirkette geçirmektedir.
Üstelik ailesi de artık bunlara göz yummaktadır. Ayrıca onu ve ablasını işlere ısıtmak için özellikle yurtdışı iş seyahatlerinde çanta gibi yanlarında taşımaktadırlar. Onlar büyüyüp de bu şirkette çalışacaklar onlarla birlikte Şirket de büyüyecek ha… “umut fakirin ekmeği ye Memet ye…”
Kibbutz Deneyimi
İlkokulu ve İngilizce hazırlığı Eyüboğlu Kolejinde okuyan Kaya’yı babası İngilizcesini pekiştirmesi amacıyla daha önce sıkı iş ve dostluk ilişkileri içinde bulundukları bir ailenin uzak gözetiminde 12 yaşında tek başına İsrail’e göndermiştir. Gönderildiği yer bir dil okulu değildir ve yanında yöresinde ne bir Türk’e rastlamak ne de Türkçe bir sözcük duymak olasıdır. Kuşkusuz İngilizce ve İbranice dışında konuşmak da mümkün değildir. İbranice bilmediğine göre gelsin İngilizce gitsin İngilizce…
Daha önce bilgisayar dünyasıyla ilişkisi Sega’nın Bilgisayar oyunları, babasının Casio Databankı ve Commadore, Amiga gibi bilgisayar mantığıyla çalışan cihazlarla sınırlı olan Kaya’nın gerçek bilgisayarlarla ve bilgisayar programcılığıyla tanışması Tel – Aviv yakınındaki bir kampta dünyanın değişik ülkelerinden gelen kendi yaş grubundaki kızlı erkekli ve Kibbutz yaşamı örnek alınarak örgütlenen grubun içinde gerçekleşir. Bu deneyimin Kaya’nın yaşamında ve gelişiminde özel bir yeri vardır. Tel – Aviv, Haifa ve banliyölerindeki 30 günlük yaşantının sonunda İstanbul Atatürk Havaalanı Dış Hatlar Terminali Yolcu Karşılama salonuna boynunda pasaportu asılı ve cici bir hostesle el ele gelen Kaya’nın ailesi ve arkadaşlarıyla uzun süre Türkçe – İngilizce karma cümlelerle konuşması şaka yollu alaylara ve gülüşmelere neden olur.
Akademik Öğretim / Sınama-Yanılma
Yavaş yavaş değil hızla tercihlerini belirleyen Kaya’ya; Hayat Bilgisi, Tarih, Coğrafya, Biyoloji ve benzeri ezber derslerini öğretmek ve bu öğrenimin ÖSS için zorunlu olduğunu benimsetmek ve kabullendirmek mümkün olamamıştır. Bu alanda deneyimli öğretmenlerden hatta ünlü uzmanlardan alınan yardımlar da fayda vermemiş üst üste iki saat ders verebilen öğretmen bulunamamıştır…Bu kez onun seviyesine ve ilgi alanına daha kolay yaklaşabilecekleri varsayılan başarılı Üniversite öğrencilerine başvurulmuştur.. Kısacası, ya deneyimli deneyimsiz onca öğretmen Kaya’nın direncine dayanamayıp pes etmiş ya da babası hem öğretmene hem de oğluna işkence haline gelen bu derslere Öğretmen sayısı da 19 u bulduğunda son verip yeni seçenekler aramak zorunda kalmıştır.
Artık anlaşılmıştır ki Kaya kesinlikle kendisine servis edilen geleneksel eğitimi reddetmekte kendi istediği bilgileri kendi metotlarıyla öğrenmeyi yeğlemektedir ki bunların en başında sınama-yanılma ve yaparak yaşayarak öğrenme vardır. Bilgisayar dışında çok basit bir örnek : Babasının planına, projesine ya da kullanım kılavuzuna bakarak titizlikle ve ustalıkla 3-4 saatte yapacağı demonte bir gardorap, bir şifonyer ya da karmaşık bir cihaz montajını Kaya tüm uyarılara rağmen montaj/kullanım kılavuzuna asla bakmazsızın maksimum 15- 30 dakikada gerçekleştirmektedir.
Gerçekten zor bir iştir Kaya’yı eğitmek ve ona istemediği bir hedefi kabullendirip benimsetmek, onu eğip büküp kesip biçip şekillendirmek..,
Babası onun için o günlerde şu dörtlüğü yazmıştır. Sanırım Kaya’yı en iyi bu dizeler anlatmakta ve tanımlamaktadır.
Kaya
Keskileri kırılıyor bedeninde usta ellerin
Yenik düşülüyor doğanın direncine
Ve sen örüyorsun kozanı
Kendi bildiğince
Bilgisayar Dünyası / Bana Bir Parantez Açın
İsrail dönüşü geliştirdiği ve giderek kendi harçlığını çıkarmaya başladığı Web Sitesi işinden ve bu konuda yurtdışına da ufak tefek işler gönderip kendi harçlığını çıkarmasından etkilenen babası Kaya’nın önündeki engelleri kaldırmak için onu Lise 1.sınıfta “C ve Sistem Programcıları Derneğinin açtığı yazılım geliştirme kursuna gönderir. Kursun üçüncü günü Kaya’nın tepkisi ” Baba ben bu kursa devam etmek istemiyorum… Bana bir parantez açılsın ve bir ipucu verilsin o parantezin içini ben kendim doldururum ” der.
Artık Kaya’yı bilgisayarından ve bilgisayar dünyasından ve kendi belirlediği hedefinden ayırmak olanaksızdır. Nerede zor bir proje var o onun içindedir. Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk’ün düşündüğü halkla canlı sohbet projesi Kaya’nın geliştirdiği canlı destek yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiş olup bu proje e-Belediyecilikte birincilik ödülü almıştır.
Bu arada PHP dilinin ve Linux işletim sisteminin fanatik bir taraftarı ve de iyi bir uygulayıcısıdır.
Koleji bitirdiğinde elinde iyi bir İngilizcesi , Bilgisayar Yazılım ve Sunucu yönetimi bilgisi ve bir de B sınıfı sürücü ehliyeti olan olan Kaya ailesinin zoruyla girdiği ÖSS Sınavında sınav kağıdını boş vererek çıkmış ve babasıyla keskin bir çatışmaya girmiştir. Babası “artık tercihini yaptın sonucuna da katlanmalısın. Kendi paranı kazan ve kendi ayaklarının üzerinde durmaya çalış” deyince şansının da yardımıyla 24 saat içinde bir gazete ilanından iş bulup PDI Web Ajansı’nda profesyonelliğe ilk adımını atmıştır.
Seat’lı Günler
Kaya’nın ciddi bir firmada işe başlaması babasıyla arasındaki buzları eritmiş ve onun yaşına uygun ekonomik bir araba almasına yardımcı olunarak ödüllendirilmesini sağlamıştır. Seat Ibiza 1.4 TDI araba Göztepe – Maslak arası Fatih Köprüsü yolunda daha önce kullandığı ve iki kez komple sandık motor değiştirmek durumunda kaldığı Otomatik Volvo’dan sonra kelimenin her anlamıyla çok hafif kalmıştır. Evet ekonomiktir, evet genç arabasıdır, evet park sorunu yoktur ama yüksek hızda adeta savrulmaktadır. Ayrıca giderilemeyen baskı balata sorunları…Teneke gibi kaportası olduğu yargıları… Daha 6 aylık arabanın yetkili serviste bakımdan sonra servis elemanınca yıkamaya götürülürken çarpılıp boyanmak zorunda kalması Kaya’yı bu arabadan iyice soğutur. Babasının da kabulüyle Seat takas edilerek ve üste fark ve Seat’ın yıpranma payı da ödenerek Volkswagen Golf araba alınır.
Golf Macerası
Golf’le Ayvalık’daki yazlıklarına babasının yanına gelen Kaya’yı bir sürpriz beklemektedir. Golf’un de virajlarda Seat kadar olmasa da savruluyor olmasının bildirilmesi üzerine Kaya’nın güvenliğini ön plana alan babanın, Kaya’ya o tarihe kadar en güvenilir araba imajını koruyan ve kendisinin de yıllardır hiç sorunsuz kullandığı yetkili servis bakımlı ESP’li Volvo’nun mu yoksa yeni alınan huyunu suyunu bilmedikleri Golf’un mü uygun olduğu sorusu…Volvo’nun sağlamlığı ve güvenililirliğinin tartışılmazlığı…Audi’nin reklamlarında bile 4 çemberin anlamı açıklanırken bunun vurgulanması…
Evet babası ödevine iyi çalışmış Golf’ü ve Volvo’yu didik didik incelemiştir. Üstelik oldukça kararlı görünmektedir… 19 Yaşındaki oğulları için Güvenlik…Sürüş emniyeti…Anne babanın tedirginlikleri..vs..vs..
Aile meclisinde oylama yapılır Kaya hazırlıksız yakalanmıştır…Ve işte ikinci kez demokrasinin oyununa gelmiş çoğunluğun kararını kabullenmek zorunda kalmıştır… Bu kabulünde daha önce garantisi bozulmasın diye hiç dokunamadığı ve için için bu arabaya istediğim ekipmanı ekleyemiyorum diye hayıflandığı anları Golf’te de tekrar yaşamak istememesi ve sürücülüğü öğrendiği pekiştirdiği ilk göz ağrısı Volvo’yu kendisinin yeniden yaratabileceği duygusu çok çok etkili olmuştur..
Zaten sayesinde Volvo’nun bir yıl önce İşveç’teki fabrikasından komple sandık motor getirtilerek motoru değiştirilmiş ve bir anlamda araba sıfırlanmış değil miydi ?… Üstelik bu 2000 Motor…Bembeyaz adeta kuğu gibi…Beyaz Melek’im benim. Nazlanarak da olsa durumu kabullenir.. Üstelik gerçekleştirilecek planları da vardır…
Volvo’lu “Beyaz Melek’li” Günler
Kaya’nın bilgisayardan sonra ikinci ilgi alanı arabalar olmuştur.. Kimi zaman bu ilgi alanlarını ustaca çakıştırır, bunu serbest proje geliştirmelerinin yanında iki sene kadar yarış arabalarının beyinlerini de programlayarak gerçekleştirmiştir.
Bu açıdan bakınca Volvo mükemmel bir seçimdir ama sanki kendisine eski araba kakalanmış duygusunu iyi kullanıp o da onlara bir şeyler kakalamayı kafasına koymuştur. Onları yaptıklarına pişman edecektir.. Demokrasi, oylama, başlarım demokrasinizden sizin… Hem babası şaka yollu demez miydi ki “Bizim evde demokrasi vardır herkes dilediği her şeyi söyler her fikri savunur ama benim dediğim olur…” Gerçi bu ona şimdiye dek hiç sökmemişti… Şimdi de aslında o istediği için kabullenmiştir… Kuşkusuz zaman onun lehine işleyecek ve o kazançlı çıkacaktır…
Genetiğin gücüne bakın… Artık o söyleyecektir babasının sözünü… ” Bizim evde demokrasi vardır herkes dilediği her şeyi söyler her fikri savunur, ama benim dediğim olur…”
Şimdi internet aracılığıyla aradığı bilgiyi de belgeyi de istediği parça ve malzemeleri de ışık hızıyla bulup yurtdışına sipariş verebiliyor bir yandan da zaten içiçe olduğu otomobil sektörü ve günlerinin büyük bir kısmını geçirdiği ve giderek sıklaşan oto sanayii siteleri ziyaretleri… Kazandığı paranın neredeyse tamamını Beyaz Melek’im diye nitelediği Volvo’suna yatırır. Kısa sürede Volvo’nun tüm yürüyen aksamını değiştirerek Volvo’yu adeta bir yarışa hazır hale getirir. Kuşkusuz sadece yürüyen aksam ile sınırlı kalmaz bu modifikasyonlar… Araba ince ince ve büyük bir ustalıkla oya gibi işlenmiş ve asfaltta yüzen bir kuğu görünümü kazanmıştır.
Vatan Görevi Ertelenmez / Bahriyeli Yarim
Serbest yazılımcılık yaptığı bu dönemde ciddi iş teklifleri de alır. Askerliği tecillidir. Düşündükçe bu erteleme onu rahatsız eder. “Vatan görevi ertelenmez der” Askerlik Şubesine gider dilekçe verir ve tecilini / ertelemeyi kaldırtıp askerlik kararı aldırır. Artık hem geciktirmeden vatan borcunu yerine getirip huzura erecek hem de çoğu kez kariyerinde bir engel olarak görülen Askerlik Hizmetini her Türk genci gibi geciktirmeden liyakatle yerine getirecektir.
Heyecan dolu günler…Sahil Güvenlik’te yapacaktır askerlik görevini… Acemi Birliği Deniz Kuvvetleri İskenderun Er Eğitim Alay Komutanlığı… Orada hayran kaldığı komutanları onu ve tüm askerleri sevmişler ve ona askerliği tam anlamıyla sevdirmişlerdir.
Yemin Töreni… Evet ailesi de oradadır. Ellerini tüfeklerinin namlusuna koyarak hayatlarının en ciddi ve kutsal ilk yeminlerini and içerek yapmışlardır. Kendileriyle, uluslarıyla ve atalarından armağan vatanlarıyla gurur duymaktadırlar…Şimdi daha bir büyümüş, kutsal Askerlik Ocağında kutsanmış ve kutlanmışlardır. Yemin Töreninden sonra anne ve babasına daha bir sıkı sarılır… Özlemiş ve çok çok özlenmiştir…Birlikte birlikten ayrılıp İskenderun’a meşhur bir kebapçıya gidilir. Kebap çok güzeldir, sanki hiç böylesini tatmamış hiç böylesini yememiştir . O denli lezzetlidir..Yoksa ona mı öyle gelmiştir… Karavanadan sonra öyle gelmiştir demeyin… Aslında Deniz Er Eğitim Alayının karavanası pek çok lokanta yemeğini aratmayacak lezzette ve nefasettedir..
Marmaris Günleri
Sahil Güvenlik Marmaris Grup komutanlığı… Birlik önce şirin bir tatil beldesi olan Marmaris’in içinde, göbeğindedir… Burada Şoför olarak görevdedir… Komutanlık şehir merkezinden uzak, sahilde geniş bir yerleşim alanına ve modern yapılara taşınınca artık onu kimi zaman bilgisayar başında kimi zaman da yapımcı firmanın beceremediği otomatik kapıların otomasyonu için iş başında görebilirsiniz. Bunlara rağmen Şafak sıkıştırmaktadır…
Artık 9 ay az askerlik yapmak için 4 yıl okunur mu diyen Kaya; şimdi bir gün bile az askerlik yapmak için 4 yıl okunurmuş yargısındadır… Ama bu yargısı kesinlikle askerliğin zorluğundan değil bir türlü Şafağın gelmek bilmemesinden kaynaklanmaktadır.
Hafta sonları doyasıya tadını çıkardığı Marmaris hayran kaldığı bir belde olarak belleğinde tüm tazeliğiyle ve anılarıyla capcanlı durmaktadır. Orada edindiği kızlı erkekli arkadaşlıklar her türlü çıkar duygularından uzak sıkı dostluklardır. Gün gelecek Marmaris’i ve arkadaşlarını ziyaret için yollara düşecektir.
Tam bir doğa hayranı olan Kaya çoğu kez “Keşke yazılım sektörü Marmaris’te yeşerip güçlenebilse daha az kazanca razı olur tereddütsüz buraya yerleşirdim” diyebilecektir…
Sayılı günler geçer özlemle beklenen “Şafak” aslında tam vaktinde gelir. Tüm asker arkadaşları tarafından Birlikten ve tüm dostları tarafından Marmaris’ten uğurlanır…
Microsoft Yolunda
Aslında Kaya’yı bir yandan Şafak sıkıştırırken bir yandan da babası sıkıştırmaktadır. Askerlik görevin yakında bitiyor. Etiketin önemini az da olsa yaşayarak öğrendin…Çok iyi işler çıkarıyorsun ama seni tanımayanlar senin hakkında bir yargıya varmak istediklerinde bir etiket arayacaklardır ki senin için bir önyargı oluşturabilsinler… Aslında bu önyargı verimlilik ve kar amaçlı şirketler için çok akıllıca bir yöntem değildir ama elinde daha iyi kriteri olmayanlar için yanlış da olsa bu önyargının önemi yadsınamaz… Keşke her şirket işe almadan önce müracaatçılarını ciddi bir proje ile test edebilse… Bak senin CV’nde yaptığın işlerle beraber bir de Sertifika’nın ne zararı olur… Sen al bu sertifikayı da istersen kullanma….
Microsoft çözüm ortaklarından BilgeAdam’ın Yazılım Uzmanlığı Eğitimi allanır pullanır Kaya’ya kabullendirilir… Evet bu programa katılacak ve de devam edecektir… Asker sözü verilir ve tutulur da bu söz… Program Üstün Başarıyla bitirilir ama bununla da yetinilmez… “Microsoft .NET Framework – Application Development Foundation” sınavına girilir ve 1000 puan üzerinden 1000 puan alınır. Artık “Microsoft Certified Professional” ünvanını almıştır.
Ekonomik Kriz
Türkiye’yi teğet geçtiği söylenen ekonomik kriz kuşkusuz Bilgisayar ve Yazılım sektörünü de ıskalamamıştır. Büyük firmalar personel alımını durdurmuş hatta kimi zaman yeri ve zamanı gelince personel çıkarımına bile başvurur olmuşlardır…
Bu sırada Kaya’yı davet eden kimi yazılım firmalarını Kaya küçümsemiş, kiminin de ödeme güçlüğünde olduğu ücretlerin gecikmesinden farkedilmiştir. İki olumsuz iş deneyiminden sonra ki ikisinde de ücret ödenmesinde sorun yaşanmıştır…Şimdilik ciddi bir firma buluncaya değin serbest yazılımla uğraşmak durumunda kalmıştır…Buradaki handikapı da firma olmadığı için fatura kesememesi dolayısıyla ciddi firmalardan gelen serbest yazılım işlerini karşılayamamasıdır.
Evet Kaya yıllar önce Şehir Tiyatroları Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde “Bir Atın Anatomisi” adlı nefis bir oyun izler o günlerden aklında kalan izlenim; görkemli bir atın, oyunun sonlarına doğru yaşlanıp beli bükülünce “Hayat zor atlar için!..” demesi ve ardından “İnsan için de !.. ” diye ilave etmesidir.
Evet “HAYAT ZOR ATLAR İÇİN !…İNSAN İÇİN DE !…” Şimdi üstelik sadece yaşlılar değil, hayatın yükünü güçlü omuzlarında taşıyabilecek gençler de bu yargıdadır artık….
Japon Çükü
Buradaki çük sözünü hiç kötüye çekmeyin küçük anlamında… Küçük Japon Arabası yani… Bu çük Kaya’nın başına daha önce de iki kez iş açmıştır. Birincisi Kaya 6 yaşlarında iken kendi titrek parmaklarıyla çüküne uyuşturucu zerkettiği sırada Meşhur Sünnetçi Kemal Özkan’ın “bak şimdi senin çükünü keseceğim; ama önce sana iki sorum var bana doğru cevap ver ki ben de çükünü doğru keseyim, ben zaten çocukların çükünden hangi takımı tuttuklarını bilirim… Söyle bakalım sen hangi takımı tutuyorsun” birinci sorusuna Kaya tereddütsüz “Beşiktaş” yanıtını verecek ikinci zor sorusu “senin sevgilinin adı ne” ye ise çükünün selameti için “Duygu” yanıtını verip gözlerini sımsıkı yumarak başını önüne eğecektir…
Bari ikinciyi de anlatıp ekonomik krizli bu günleri kriz bizi adeta teğet geçiyormuş gibi yapıp biz de tiye alalım.
Kaya AvukatPro’da çalışırken bazen boş zamanlarında müzik dinlemek ya da işte yetiştiremediği çalışmaları evde tamamlayıp şirkete götürebilmek için verilerini yüklediği flash diski -ki gençler arasında küçüklüğünden ve erkekliğinden yola çıkılarak çük diye adlandırılır- işyerine getirip götürmekte ve annesine -ki artık o patron annesi onun sekreteridir- ” aman hatırlat bana, çükümü sakın ha evde unutmayayım ” demektedir. Evet o gün Kaya flash diskini evde unutmuş ve servise doğru yol almıştır. Anne bunu farkedip apar topar arkasından fırlar… Sitedeki tanıdık bayanlardan biri onun telaşını anlamlandıramaz durdurup sorar “nereye böyle” annesi soluk soluğa o telaşla flash disk yerine bayana ” Kaya çükünü evde unutmuş ona çükünü götürüyorum” der..
O günden sonra oldukça yaşlı ama genç ruhlu bu şakacı ve sempatik bayanın dilinde “Kaya’nın çükü” bütün siteyi ve evleri uzun süre dolaşır…
Nereden nereye… Japon Çükünden geldik buralara değil mi? Hangi birliktelik sonsuza dek sürmüş şimdiye dek… Kaya için de 4 yıllık Volvo birlikteliğinin sonu gelmiştir artık. Bu arabaya ilişkin tüm projelerini gerçekleştirmiş olan Kaya artık Volvo’suyla vedalaşmaktadır… Yeni bir araba aranıyor… Ama ne ?
Bu ekonomik kriz döneminde araba seçiminde en önemli etken yakıt fiatlarıdır… Ciddi araştırmalar yapılır. Dizel arabanın hidrolik baskı balata ve bakım sorunları onu küçük ve ekonomik benzinli araba aramaya yöneltir. Toyota Yaris yeni kasasıyla hem büyümüş hem de yeni 1.33 lük motoruna 101 beygir güç sığdırmayı başarabilmiştir. Benzin sarfiyatı da oldukça uygun görünmektedir. Görelim bakalım…
Beyaz Melek takasa verilir ve Sis Mavisi Toyota Yaris Terra LS 1.33 alınır. Artık Toyota Yaris’lı, başka bir deyişle Japon Çüklü günler başlayacaktır… Kazasız… Belasız…