Artur; Satır ve Pompalı Tüfek!!!
Artur’u bilenler satır ve pompalı tüfeği aynı cümlede okuyunca içlerinden oha diyodur. Artur gibi; nüfusunun çoğu emekli subaylardan oluşan bir site burası. İçinde jandarma karakolu bulunan, özel bir arazi.
Eeee ne oldu? Civar sitelerden eğlenmeye geliyorlar artur’a. Gelmeyin diyen yok. Kapıda para veriyosunuz giriş bileti alıyosunuz tesislerimizden faydalanıyosunuz. Buraya kadar herşey normal.
Son 2 yada 3 senedir bir grup var. Aslında siteye girişleri yasak. Ama içeride tanıdıkları olduğu için giriyorlar. Disko’ya girmeleri de yasak. Ama çok ciddi alkol tükettikleri ve ciddi paralar harcadıkları içn alınıyorlar. “tatildeydim” yazımda bahsettiğim birisi fenere yada galatasaray’a küfüretmiş hatırlamıyorum hangisi. Aynı arkadaş…
Duyduğum kadarıyla; sene başında bir arkadaşımıza kafayı takmışlar. Her gördükleri yerde saldırmışlar. Korkudan İstanbul’a dönmüş. Sezon bitti, bunlar gitmiştir diye bikaç gün kafa dinlemeye gelmiş o arkadaşımız. Meğer gitmemişler… Kavga çıkar. Fakat bu sefer saldıran grup kişi olarak az, hedef grup fazla. Sonu malum… 2 gün sonra intikam almaya geliyorlar.
Ben sininin altında ki basket sahasında oturuyordum. 60-70cm lik bir satır gördüm havada uçuşuyo. Camlar kırılıyo… Masalar uçuşuyo… Her tarafta bağırışlar çağırışlar… Biri bağırıyo motordan pompalı tüfeği alın diye. O anda ne oluyosa oluyo jandarmanın sirenini gören saldırgan grup kaçıyo… Ardından aranıyo taranıyo saldırgan grup bulunuyo. Sonuç ne? Elde var 0 kocaman bi 0!!!
Geriye kalan görüntüler arasında kızgın Artur sakinleri jandarma’ya derdini anlatmaya çalışıyo. Biz burada böyle şeyler yaşamak istemiyoruz diye.
Valla yazarken tedirgin oldum. O saldırgan grupdan biri kazara bu yazıya denk gelir; banada saldırırlarsa diye…